Halk Medya
Kıbrıs
Kıbrıs Halk Medya
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Şimşek’ten enflasyon açıklaması: "Attığımız adımlarla etkileri sınırladık” Gazimağusa’daki İngiliz Yüksek Komiserlik binası restore ediliyor Kıbrıs Türk Sigorta Acenteleri Birliği: “Sektörün itibarının korunması tüm paydaşların ortak sorumluluğudur” HP Genel Sekreteri Alas: "Çevreyi korumak bir tercih değil, zorunluluktur" Kuzey Kıbrıs Kentler Forumu başladı...İklim değişikliği, sürdürülebilir kentler ve çevresel politikalar ele alınıyor Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa’sı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi gündemindeki yasa önerilerini görüştü Güç-Sen Başkanı Kanatlı: “Mağusa Limanı'nın özel mülkiyete geçişine dair her türlü girişimin derhal durdurulmasını talep ediyoruz” Tabipler Birliği yarın “Küresel İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığına Etkileri” başlıklı sempozyum düzenleyecek İskele’ye bağlı ova yollarında iyileştirme çalışmaları başladı Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası Resmi Gazete’de yayımlandı Ankara'da NATO Zirvesi hazırlıkları TÜİK: "Enflasyon, mayısta aylık bazda yüzde 1,71, yıllık bazda yüzde 32,61 oldu" TDT Merkez Bankaları Konseyi II. Toplantısı Bakü’de yapıldı: KKTC Merkez Bankası Başkanı da katıldı ABD'den Orta Doğu'daki "güvenlik ortamının karmaşıklığı" nedeniyle bölgeye yönelik seyahat uyarısı Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevine Murad Aktuğ atandı Öztürkler: “Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü KKTC demektir” ABD, Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel ve 4 kişiye yaptırım uyguladı Putin: "Ukrayna ile anlaşmaya hazırız” Trump: "Zelenskiy ve Putin buluşurlarsa harika olur” Şimşek’ten enflasyon açıklaması: "Attığımız adımlarla etkileri sınırladık” Gazimağusa’daki İngiliz Yüksek Komiserlik binası restore ediliyor Kıbrıs Türk Sigorta Acenteleri Birliği: “Sektörün itibarının korunması tüm paydaşların ortak sorumluluğudur” HP Genel Sekreteri Alas: "Çevreyi korumak bir tercih değil, zorunluluktur" Kuzey Kıbrıs Kentler Forumu başladı...İklim değişikliği, sürdürülebilir kentler ve çevresel politikalar ele alınıyor Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa’sı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi gündemindeki yasa önerilerini görüştü Güç-Sen Başkanı Kanatlı: “Mağusa Limanı'nın özel mülkiyete geçişine dair her türlü girişimin derhal durdurulmasını talep ediyoruz” Tabipler Birliği yarın “Küresel İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığına Etkileri” başlıklı sempozyum düzenleyecek İskele’ye bağlı ova yollarında iyileştirme çalışmaları başladı Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası Resmi Gazete’de yayımlandı Ankara'da NATO Zirvesi hazırlıkları TÜİK: "Enflasyon, mayısta aylık bazda yüzde 1,71, yıllık bazda yüzde 32,61 oldu" TDT Merkez Bankaları Konseyi II. Toplantısı Bakü’de yapıldı: KKTC Merkez Bankası Başkanı da katıldı ABD'den Orta Doğu'daki "güvenlik ortamının karmaşıklığı" nedeniyle bölgeye yönelik seyahat uyarısı Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevine Murad Aktuğ atandı Öztürkler: “Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü KKTC demektir” ABD, Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel ve 4 kişiye yaptırım uyguladı Putin: "Ukrayna ile anlaşmaya hazırız” Trump: "Zelenskiy ve Putin buluşurlarsa harika olur”
Dolar
Euro
Sterlin

“Kuzey Kıbrıs İçin Özgürlük ve Adalet Kampanyası”ndan Guterres’e mektup

Paylaş
Facebook X LinkedIn

“Kuzey Kıbrıs İçin Özgürlük ve Adalet Kampanyası”ndan Guterres’e mektup

İngiltere merkezli Freedom and Fairness for Northern Cyprus-Kuzey Kıbrıs İçin Özgürlük ve Adalet Kampanyası, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup göndererek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a ve ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiye destek belirtti.

Guterres’e gönderilen mektup aynen şöyle:

“Sayın Guterres; Freedom and Fairness for Northern Cyprus (FFNC) kampanyası adına, Kıbrıs konusundaki Kişisel Temsilciniz Sayın Maria Angela Holguín’in 15 Şubat 2026 tarihinde yaptığı son açıklamalara ilişkin olarak tarafınıza yazıyoruz. FFNC olarak adada diyalogu ve barışçıl, sürdürülebilir bir geleceği destekliyoruz. Ancak mevcut yaklaşımın, Kıbrıs sürecini on yıllardır tanımlayan kalıpları yeniden üretme riski taşıdığından endişe duymaktayız: hazırlık, sabır ve güven artırıcı önlemlere vurgu yapılırken, ilerlemenin önündeki temel yapısal dengesizliğin ele alınmaması. Herhangi bir yeniden başlatılacak süreçte Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu netlik ve gerçekçilik çağrısını destekliyoruz. Özellikle de dört maddelik metodolojisini bütünüyle desteklediğimizi açıkça ifade ediyoruz: Müzakereler başlamadan önce siyasi eşitlik güvence altına alınmalıdır; Süreç sıfırdan başlatılmamalıdır; Açık bir zaman çerçevesi belirlenmelidir;  Görüşmelerin çökmesi halinde statükoya otomatik dönüş olmamalıdır. Bunlar retorik talepler değildir. Bunlar, Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen süreçlere defalarca iyi niyetle katılan ancak her seferinde benzer sonuçlarla karşılaşan Kıbrıs Türk halkının yaşanmış tecrübesini yansıtmaktadır.

Kıbrıs Türk halkı benzer ifadeleri daha önce de duymuştur — 2004 yılında Annan Planı referandumları öncesinde ve 2017 yılında Crans-Montana’da sonuçlanan müzakere sürecinde. Nisan 2004’te Kıbrıs Türk halkı Annan Planı çerçevesinde yeniden birleşmeye yüzde 64,9 oranında ‘evet’ oyu vermiştir. Kıbrıs Rum tarafı ise yüzde 5,8 oranında “hayır” demiştir. Tarihî kayıt açıktır: Bir taraf Birleşmiş Milletler destekli kapsamlı bir çözümü onaylamış, diğer taraf reddetmiştir.

Referandum sonrasında dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs Türk halkının kararının memnuniyetle karşılanması gerektiğini; bu oyun “Kıbrıs Türklerine baskı ve izolasyon uygulanmasının her türlü gerekçesini ortadan kaldırdığını”; Devletlerin, Kıbrıs Türklerini izole eden gereksiz kısıtlamaları kaldırmak üzere harekete geçmeleri gerektiğini açıkça ifade etmiştir — bunun tanıma amacıyla değil, yeniden birleşmeye olumlu katkı sağlamak amacıyla yapılması gerektiğini özellikle vurgulamıştır.

Buna rağmen izolasyon devam etmiştir. Kıbrıs Türk halkı doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve tam uluslararası katılım konularında dışlanmaya devam etmektedir. Buna karşılık, çözümü reddeden taraf münhasır uluslararası tanınmışlığını ve bunun sağladığı avantajları muhafaza etmiştir.

2017 yılında Crans-Montana’da beklentiler yeniden yükseltilmiştir. Ancak görüşmeler; etkin siyasi eşitlik, güvenlik düzenlemeleri, karar alma süreçlerinde eşitlik ve gerçek güç paylaşımı gibi temel konuların uygulamada kabul edilmemesi nedeniyle çökmüştür. Siyasi eşitlik yalnızca isimde var olup özde reddedildiğinde gerçek anlamını yitirir.

Temel sorun toplantı eksikliği veya hazırlık yetersizliği değildir. Sorun yapısal asimetridir. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti iki kurucu halk arasında iki toplumlu bir ortaklık devleti olarak kurulmuştur. Bu ortaklık 1963 yılında, anayasal düzeni değiştirmeye yönelik girişimler ve sonrasında yaşanan şiddet neticesinde Kıbrıs Türklerinin devlet kurumlarından zorla dışlanmasıyla çökmüştür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1964 tarihli 186 sayılı kararı, belirli ve acil bir tarihsel bağlamda kabul edilmiş olmakla birlikte, ortaklık devletinin anayasal düzeni çökmüş olmasına rağmen Rum yönetiminin uluslararası amaçlarla ‘Kıbrıs Hükümeti’ olarak tanınmasına yol açmıştır. Bu karar, süreci bugün hâlâ tanımlayan yapısal dengesizliği kurumsallaştırmıştır.

Bir taraf tek tanınmış devlet olarak muamele görmeye; uluslararası meşruiyet, diplomatik statü ve uluslararası kurumlara tek taraflı erişim imkânına sahip olmaya devam ettiği sürece, gerçek eşitlik temelinde müzakere etme yönünde güçlü bir teşvike sahip değildir. Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonun sürdürülmesi bu dengesizliği daha da derinleştirmekte ve uzlaşmazlığın maliyetini azaltmaktadır. Bu koşullar altında yürütülen müzakerelerin adil ve kalıcı bir sonuç üretmesi mümkün değildir.

Eğer bu kez gerçekten farklı olacaksa, Birleşmiş Milletler çerçevesi tekrarın ötesine geçmelidir. Bir tarafın tanınmışlığın tüm avantajlarını elinde tuttuğu, diğer tarafın ise dezavantajlı ve izole edilmiş bir konumdan müzakere etmeye zorlandığı mevcut statüko tarafsız değildir. Teşvikleri, davranışları ve sonuçları doğrudan şekillendirmektedir.

Adalet, saygı ve eşitlik retorik hedefler değildir. Kalıcı bir çözümün ön koşullarıdır. Kıbrıs meselesinin merkezindeki yapısal asimetri ele alınmadığı sürece, yeni müzakere turları tanıdık ifadeler ve öngörülebilir başarısızlıklarla sonuçlanma riski taşımaktadır.

Gelecekteki Birleşmiş Milletler çabalarının bu dengesizliği açıkça tanımasını ve ele almasını; yeni sürecin başlangıçtan itibaren güvence altına alınmış siyasi eşitlik temelinde şekillendirilmesini saygıyla talep ediyoruz”

Benzer haberler

Kıbrıs
Gazimağusa’daki İngiliz Yüksek Komiserlik binası restore ediliyor 2026-06-05 13:15:44 Kıbrıs Türk Sigorta Acenteleri Birliği: “Sektörün itibarının korunması tüm paydaşların ortak sorumluluğudur” 2026-06-05 13:15:32 HP Genel Sekreteri Alas: "Çevreyi korumak bir tercih değil, zorunluluktur" 2026-06-05 13:15:24 Kuzey Kıbrıs Kentler Forumu başladı...İklim değişikliği, sürdürülebilir kentler ve çevresel politikalar ele alınıyor 2026-06-05 13:00:38 Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa’sı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi 2026-06-05 12:15:50 İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi gündemindeki yasa önerilerini görüştü 2026-06-05 12:15:33